Kılıç gibi apaçık cesur ve sadık değilim
Esrarengiz bir mühürle damgalanmış kırmızı bir kâğıt da
Bir kırlangıç gibi girerim açık bir pencereden
Çığlık çığlığa odanın içinde dolaşır
Rüzgârların kaldırdığı bir yaratık gibi
Yerinde durmaktan sıkılan ben
Genç yelelerle saçı dökülmüş ihtiyar başlar
Çiy çiy yenilirken nazik doğru ve hakikatli olarak
Gerçekleşmesi mümkün olmayan bir cüret bu
Merdivenleri ağır ağır çıkmak
Tabanımda kurşunlar asılı
Soluğum kesik, kalbim boğazımda vuruyor
İnce ve buz gibi bir ter şakağımda
Çıngırağın ipini çekiyorum açılsın bir kapı ışık dalgası içinde
Titriyor bacaklarım şafak kapılardan geçerken
Karanlık merdivenin yukarısında bir gölge
Baygınlık geçiren küçük şair
Horozibiği gibi kızarmış çömez
Müthiş nutuklar karşısında
Yol üstündeki erik ağaçlarından
Susuzluğu kesen nefis erikler ister
Beti benzi uçmuş küçük şair
Horozibiği gibi kızarmış çömez
Sersemce söylenmiş lafların
Sükûtunun hududunu aşmaz.
Semra Bilgin
Çöğür: Çekirdekten yetişme fidan.
|